3/7/2009 - anakara: akın yanardağ

anakara'ya mektup
ölü olan bir şeylerin kaldırıldığı bir akşamdı bilmem kaçıncımızdı kimin payına ne kaldı benim elimde bir mektup vardı, anakara'dan ne cevap yazacağımı düşünüyordum.. öyle ki, düşüncemin bir gezgini gibi gezmeli bedenimde, diyordum
yıl kutluyorduk. bilmem kaçtı. ışığın gölgesini dört bir yanımıza düşürdüğünün saatiydi saatlerce yürüdük gecenin altındaarkadaşlar ile ne yapmalıydık, nasıl yapmalıydık diyecek olduk dersim'in şu it kokuları arasından sıyrılıp alabildiğince uzağında kalbimizle
şimdi hayatlarımızın üstüne yıllar çöktü ben oturmuş mektubunu okuyorum anakara'nın bilinir, yaşamak ölüme yürümektir biraz da çünkü insan yalnız kendi değil, bütün bir dünyayla, başkalarının kokusu varlığıyladır başka uzamların, olayların zamanıyla..
sanırım bu yüzden 'anakara' diye tanımlıyor kendini sanırım diyorum ve şimdi mektubumu bekliyor
diye düşünüyorum..
akın yanardağ
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
2/7/2009 - aydili: akın yanardağ
 aydili
eksik bahçeler hüzünler içindi/bir yaz günü uzun bir geceyi lafı aramızda dolaştırarak bitirdik/kapalı odalara kapattığımız yalnızlıktı o/eksik sabahlara vardı aydili, hatırla..
mordan perdelerim olsun dünya dışarıda yürüsün gözün seyri bedenin işgalidir çünkü, olmasın
kazaklar örmüş, kilimler dokumuş sokak kedileri boyunca yola ekmekler düşürmüş düşürmüş kendi kalbini de aşklar, harmanlar arasına aydili düş görmüş içinde kendi, seçememiş kendini; ıssızmış aydili almış kızılmış, değil esmermiş gözleri yine öyle güzelmiş o güzellik içinde o incelik ipinde gülüş güzelliğindeymiş daha ki parçalanan camın yüzünde aşkın kendi sahnesi gibiymiş, aşk; dert değil onu taşımak ama insanı kendine bile dağıtan bir şey oluyor yaşanmayınca, bir bileni yoktur aşkın, daha bileni yoktur; yaşayandan ötesi yoktur ve üstelik kendine susmak kanamaktır gerçeği bir suskunluğa salmak ve onu hiç yaşamamak..
her şeyin kendiyle de eskiyen bir anlamı var insan kendiyle de eskiyebilir, kendi yalnızlığıyla uykusuna kendini yakıştıran diyormuşum ben ona; rüyasında kendimi görmek isterim bu yüzden ellerine kaya kınası olmayı mesela bizimle akan ırmağımızda tuhafça ve sonra: ben onu özlerken vakit bir sonbahar yaprağı gibi solandı istanbul’da li, yiten yitirilen bir şey olmaktan çıkıp içine, durmadan içine aktığım bir şey oldu istanbul. kaldım, senin de olan buralarda. durup kaldım bak
acemisi olmadım sevmenin, kendimle büyüdüm diyor, aydili aşkı belki en çok kendiyle yaşıyor ama öğrendikleri çoğunlukla; aşk, temizlik kokusu gibi, sessizliğe müzik gibi ev içi darlığında kendine yetmek gibi dedi aydili, ayıp yerlerinde buldu kendini, eviçi odalarda, yalnızlıkta; cinleri, incileri gecesinde perileri, masalını okusun melekler kazısın sırtına kelebekler saçına diye diye.. sonunda üzgün olmanın yalnız ağacına
bedeni ateşler içinde bakın, mevsimlere uzanmış gibi uzanıyor gecenize öpünce ‘birden oluyor’ örtük yerlerinize sözcüklerle çay içiyor elinizle, hırsızınız olup bakıyor ulaşabildiği her yerinize uzanın, sırsız kalmayın diye niyetinden güller serer yatağınıza öyle ki yorgunluğunuzu duyumsamazsınız bile, bir masala girip çıkarsınız gibi.. li’nin ellerinde her an yeni bir masal başlasın istersiniz
anlatamam size li’ye de anlatamadım zaten insan baharını başkasında taşır, mutluluğu bir başkasında arar geçmişi bile aydınlatamaz geleceğin yolunu; siz hep o şaşkın o dalgın her seferinde, o yangın bedeni aşkın ilinde.. böyle açıkladı elindekileri ama ne minnet duydu mutsuzluğa ne de mutluluğa işte bu yüzden üzgün ağacın olayım demişim ben ona, üzgün aşığın olayım ipinde elbisene evinde pencerene gecene güneşle dolayım
güneşli günleriydi dersim’in sen geliyordun aşağıdan, güneşine geliyordun evimizin bir iple bağlanan kapısını çalmana gerek olmadığını dokununca iki yana açılan bir rahatlık olduğunu anlatıyordum hiç çekinmeden. ama sen neden utanıyordun bunu söyleyince istanbul hep buralar mıydı, ben şimdi anlıyorum bunu senden sonra buralara.. meğer ben ne özlermişim hiç bilmediğim yerleri de
mor perdelerim olsun dünya dışarıda yürüsün seyir görünenin işgalidir çünkü, dedi ve sustu; ellerini birleştirdi aydili kalktı mutfaktaki sese yürüdü, ordan da öbür odaya yürüdü kaçarca değil koşarca değil, kendine yaraşırca yürüdü, memnun yürüdü sancısızca uzanıp baktı sanki onu izlediğime baktı sanki onu özlediğime ki anladı sanki, bir iyice.. anladı ya en iyi yerimde kırıldı cam, aydili’nin de ellerinde çünkü aşk cennettir onun gözlerinde ev sakini hallerinde, elbiselerindeki şenlikte ayyy bakın iki gözüm üstünde dilim sözcüklerinde teninin ezberinde bakın, rüya gecemin evvel zamanından dönen mis kokulu saçlarından uyanıyorum ayy yhh.. onca üzgün melek onca üzgün ağaç ama aşk büyütmemiş bakın; aşk mı seni büyütmedi aydili, hııı. ''aşk seni büyütmedi'' ama her gününe her anına sindi öyle mi
ayy ayhh, aydili..
akın yanardağ
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
30/6/2009 - yağmura bak
sende rüzgar var aşık etmeyi iyi bilirsin bırakıp gitmeyi ya da uzak alınlarda soluk vermeyi inip kalkmayı bir öne bir arkaya cam silip ayna kırmayı iyi bilirsin sen aşkta tuhaf ayrılıkları yabana atmayı nasıl inanıyorsun buna nasıl kandırıyorsun beni başka ağızlara hale yan gözüme gölge olmaya
ışık olmayı yedi gece sur dibinde kalbi vurmayı gece duvarı dibinde türkü söz eşliğinde saz ile iyi bilirsin tütsü ile tütsülenmiş örgülere uzak kederler düşürmeyi
sen bilirsin gövdesini tanımayı bir ağacın bir erkeğin asıldığı inadı kırmayı gül dikeni gibi sigara içmeyi
-birazönce..
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
29/6/2009 - alnımda: akın yanardağ
 alnımda
alnım benim, güzergâhım(v.erbay)
günlere kader duran ve yine kendi iyiliğini sınamakla niyetli alnım ne nazlıdır ne de başka dileyen kendini sabrıma çeksin
ben yola giderim, ona giderim sabahı sevmek için onu isterim yalanı geçip gelsin diye yine elimin keder çizgilerini her gün yeni bir sabunla yıkarım
kim bağışlasın aklımın derya elinde. bu kadar beklerken bu keder ilinde, beni kim niye beklesin daha aşık iken kendini dara çeken değilken, ayaklarını bile kısan bir yılgın
ama ne demeyecekmişiz ki daha neden istemeyecekmişiz ki aşkı yeni bir yol, yeni bir hayat için daha çok şey öğreneceğiz isteyen kendini versin düzene ben yine onun tersinde kalacağım
alnımda..
akın yanardağ
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
28/6/2009 - acılarımı görünür kılıyorum: akın yanardağ

acılarımı görünür kılıyorum bırakıp geldim.. geldim ki senin gözlerin.. bu gözlerim önceleyin bir fotoğrafının içinden gözlerine bakanlardı.. taa o bakmaktan alınıp üstüme çekiciliğini, öğrendim. ben niye ellerine bakıyorum, ağzına, ayıp yerlerine.. ben seninle niye bir tek sevişmeyi izlenir kılan seyrini düşlüyorum! ne gez- meyi ne yemekler istemeyi.. ben seninle sadece sevişmek isti- yorum.. istiyordum ayıpla.. nasıl bir hayata bakıyorsun, nasıl ba- kıyorsun.. anlamak kolaylaştırıyor mu yaşamayı, sevmek kolaylaş- tırıyor mu hayatı? hayır. zorluğu anlamanın yeni bir biçimi de sen ol- uyorsun yani. hayatın acılarını kabullenir kılan şeyin bir biçimi de sen oluyorsun.. neredesin.. nerenin sokağındasın ya da kimi aldın gecene. gecene yaşanıp geliyordum ki evet.. düşlerimi dahi görünür kılan yarala- rın, acılarınla.. bekliyordum mesela, teninin bedeninin çağırmasıyla. anla- şıldım, kabullenildim ya da ben öyle kabul ettim, içine alınmayı.. demek ol- uyor ki ben o kabulün içinden yazıyorum sana. yazmak çünkü, bildirmektir.. yazmak bildirmektir çünkü. istemek, içine alınmayı özlemektir biraz da.. fotoğraflarının içinden bakıp, seyirde görünmeyi içine, daha içine dağlamaktır.. değil mi.. yazı, düşlemleri de görünür kılmak, onları atmaktır hayatın apışarasına.. 23 eylül'08/foto:i.polatlı
akın yanardağ
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
yoksulluğun ahı bu
kanı susturun, kanı susturun... -mehmet çetin
(...)
...''baktık, solduk hep bir ağızla.. toparlanıp nem'ler arayacaktık
suyu kuru ırmaklarımıza.. su içmeye inecekti güzel gözlü
ceylanlar.. kendimize gelip, güven duyacaktık vasfımıza ama
çöl sanmalıydık kendimizi ki ne gelen ne giden, kaldık oracığımızda..
yalnızlık çöktüğünde baktık, kalmışız karanlığa, solgun yanımızla''... akın yanardağ
...
Kategoriler
1938ayse hurbasucu kitapcemal taşelestirifelsefeguncelhakkindahrant dinkibrahim kaypakkayaiyi reklamkesik kesikkirmanccamehmet cetinroportajlarsiirleruyuyanquzelyazilaryildirim turker
Arkadaşlarım
• uyuyanquzel • monica • ussuahkam • multecikadinlar
|