21/6/2009 - kanı susturun: mehmet çetin

kanı susturun
aşkınızdan artakalan yaralı hayvan. ben dağlara sığınan göllerin sıkıntısıyla ahh uyanıyor her gece çöl sesi duyuyorum yurt diyorsunuz yurttaşlık ödevi mi ne dağlara düşerken ateşböcekleri, ölüme kaskatı bir çığlık gibi kırıyorum kendimi ve yaralı son bir hayvan gibi soluyorum
yaralı hayvanca soluyorum ormanınızda kanı susturun kanı susturun kanı sus..
günahına cehennem o kefende yanıyor yurt lanetine sürgün bir dargın ırmak kanıyor içine akıyor kendine kırgın dağlara sığınan göllerin sıkıntısıyla sual ediyor doğrulup söylemek istiyor rüzgar kadar mı yıldızlar kuşlar kadar unutmak isterdim nereli olduğumu unut
yoksulun ahı bu kim kardeş değil kime besso na gonî bıqendo na gonî bıqendo
utanır ama halk çığlığıyla yaralı yanım gece yine ölümle çöker o ay düşüne yıkılır üstüme iniltisi dağ rüzgarının kanlıdır o ağır bir orman yangınıdır sual eden ölüler bile konuşmak ister unuttuk nereli olduğumuzu ölünce biz unutur musunuz siz yaşayan divaneler
unutmak isterdim hep unutalım isterdim basta de sagre basta de sagre basta de..
saçlarında asılmışların aklaşan ömrüyle buhura sızan bu kan uğultusu içindeki ay yoksunu gece kadar bahtsız halk ah ahh cellatları kadar suçsuz ve ağır halk yırtılırken damarları bir mermerin bile kan ısırıyor çocuklar karpuz içlerinden bu rüzgar bu yoksulluk bu iççekişten
kim borçlu değil öfkesine susarken böyle kanı susturun kanı susturun kanı sus..
kıyamın fısıltısı değil mi yeraltı ırmakları kuşkuluyum çünkü büyütmediğini kanın öptüğüm şu nergizi o hercai menekşeyi sual eder acıyla talan edilen gözlerim kan değil mi sanki en eski suçu insanın yeryüzünün ağrıyan yerlerinde dolaşan ırmaklardan kuşlardan ki aşktan da çok
sesinle çık dışarıya sesine çık ve yeter de besso na gonî bıqendo na gonî bıqendo
ahh vatan diye kanlıtapınakta yaşayanlar göz diye kangözeneğinden bize bakanlar susturun şu kan sesini geri vereyim size çocuklukta unutulmuş lavanta kokusunu yeter deyin ganimet değil ki vicdanınız kendinizi asacak dal bile kalmaz dinleyin yaktığınız orman sizi de yakar yeter deyin
yeter deyin vereyim size düşlerini che'nin basta de sagra basta de sagra basta de..
konuşsam vuruyor kendimi katil oluyorum suçluyum halk kadar yeryüzü sürgünüyüm ama uçurumkuşuysa dil ve acem kılıcıysa ve sınırını kanla çiziyorsa her bir ülkenin ölüm çoğaltıyorsa çığlığı din mağarasında unutuluyor böylece bu çocuk kekemeliğim sesimi böyle bir çılgınlıkta nasıl yitirdiğim
dilim lal ve sağır çığlığı kalbim ki çingene sesinle çık dışarıya sesine çık ve yeter de
dağlara sığınan göllerin sıkıntısıyla ahh yine bir kabustan uyanıyorum sesinize ki yırtılıyor damarları kalbimizin işte gazete bile okunamıyor kandan başka kınıyorum kendimi o çığlık gibi kırgın sokakta unutulmuş bir ceset oluyorum ve yaralı son bir hayvan gibi soluyorum
yaralı hayvanca soluyorum ormanınızda kanı susturun kanı susturun kanı sus..
mehmet çetin
usenima@hotmail.com http://www.mehmetcetin.info not: resim(bekleyiş): m. oruçoğlu
|
|
Yorum yaz!
|
|
Hakkımda
yoksulluğun ahı bu
kanı susturun, kanı susturun... -mehmet çetin
(...)
...''baktık, solduk hep bir ağızla.. toparlanıp nem'ler arayacaktık
suyu kuru ırmaklarımıza.. su içmeye inecekti güzel gözlü
ceylanlar.. kendimize gelip, güven duyacaktık vasfımıza ama
çöl sanmalıydık kendimizi ki ne gelen ne giden, kaldık oracığımızda..
yalnızlık çöktüğünde baktık, kalmışız karanlığa, solgun yanımızla''... akın yanardağ
...
Kategoriler
1938ayse hurbasucu kitapcemal taşelestirifelsefeguncelhakkindahrant dinkibrahim kaypakkayaiyi reklamkesik kesikkirmanccamehmet cetinroportajlarsiirleruyuyanquzelyazilaryildirim turker
Arkadaşlarım
• uyuyanquzel • monica • ussuahkam • multecikadinlar •
|