geçiyordum, gördüm..//kunduz düşleri//

21/9/2009 - ''şiir sözcüklerin rüyasını görmekse'': söyleşi.

Kategori: mehmet cetin

''buradayım'' diyebilen şiir: mehmet çetin'le söyleşi ( fadıl öztürk-murathan muradoğlu)

-dil ile oynamayı sevdiğin söylenebilir mi?

-değil, dille oynamak değil kastım ve dil karşısında haddim de değil bu; belki dille tartışma denilebilir. yani dille tartışarak onu yeniden ve yeniden öğrenme ve anlamlandırma babında bir hesaplaşma bu; biliyorsunuz, türkçe benim sonradan öğrendiğim bir dil, ve dili öğrenmeyi sürdürmek olarak anlıyorum bu tartışmamı; dilin nüanslarındaki saklı olanı, ki bu o dilin sırrıdır kanımca, evet, o nüanslarda saklı olanı bulmaya çalışmak bitip tükenmeyecek bir serüvendir. bin yıllardır dillerin içine doğan ve yine o dillerin içine ölen bu muazzam nüansları düşünür ve şiir yazarak o dilin içinde minnacık da olsa kişisel bir nüans/dil olmayı özlediğimizi görürsek, dille bunca boğuşmanın önemi biraz daha açığa çıkar sanki, değil mi?

-bu boğuşmacanın okura faturasını dert edinmiyor musun?

-kekemece’nin itiraz hakkı: sanmıyorum. böyle yaparak okuruna karşı şiir yazmak gibi anlaşılıyor bu, ve bir yanıyla doğru bu ama içinde barındırdığı bir diğer ciddi yanılgıyı da daha baştan tashih etmek gerekiyor; "okurum" gibi bir tanımlamayı reddetmeden, okura karşı şiir yazıyor olmak pek anlaşılır olmuyor kanımca. bu, pek şık değil yani. reddiyeyi en baştan çıkarmak gerekiyor sanki; mülk edindiğin "okur"unu reddettikçe, senden talep ettiği şiiri estetik, düşünsel ve davranışsal uzançlarıyla reddettikçe kendin olmayı, eşitlerden biri olmayı, kendi kişiliğine sahip çıkan bir şiir olmayı mümkün kılabilirsin. diğeri, karşılıklı bir rüşvet alış-verişi gibi duruyor.


-kederli sesler geceyi sever/iç: bu, vicdani bir rahatlama gibi gözükmüyor mu?
-belki. ama şiir aynı zamanda vicdani bir pratik değilse başka nedir ki? bunu hem etik hem de estetik tutum alış babında söylüyorum. bunu, özgürleşmeyen özgürleştiremez bağlamında söylüyorum. yazılan şiir eğer yazanına karşı bile itiraz hakkını kullanamıyorsa daha en baştan rehin alınmıştır anlamında söylüyorum bunu..

-böylece, yaygın okunmama ihtimalini de göz almaktan sözetmiş oluyorsun?

-kesinlikle! yazanının güncel talep ve hırsından özgürleşmemiş şiir zaten kendisi olamamış demektir. kendisi olamayan şiir, başkası ya da verili bir talep karşılığında yazılmış şiirdir ki istediği kadar çok okunsun çok satsın, bana sahici gelmiyor. kapitalist piyasanın tutsağı olmakla bunun arasında ne fark kalıyor ki? burda şiirin toplumsallaşması ile kitleselleşmesi arasındaki ayrıma da dikkat çekmeye çalışıyorum. yazdığınız şiirin yaygın okunmasını elbette ki istersiniz ama neye karşılık?

talebin ya da kişisel hırsınızın yazdırdığı bir şiir mi yoksa birikiminizin, imge dünyanızın size yazdırdığı bir şiir mi, sorun buna verilecek yanıtta saklı. diyelim ki kırmançca şiir yazıyorsunuz; kaç kişi okuyabiliyor bu şiiri? hiç denecek kadar az. az okunuyor diye bu dille şiir yazmayacak mısınız? olamaz. bu anlamda şiirin yaratım sürecinden sunum biçimlerine kadar okurun talebi sizi belirlemiyorsa, para ya da şöhret gibi kişisel hırslarınız şiirinizin önünü kesmiyorsa, kendinizi niye çok daha sahici ve özgürleşmiş hissetmeyesiniz ki?

-özgürleşmeyi çok mu kutsuyorsun ne?

-özgürleşmeyi kutsamak mı? sanmıyorum. kutsanmış her şeyin gidip dinde ya da dinleştirilmiş bir ideolojide karşılığını bulacağını az çok bilmenin deneyimiyle, bunun böyle olduğunu sanmıyorum. ama tarihsel bir şiir izleğini sürdürmeye çalışan şiirimiz de özgürleşmenin rüyasını görme pratiği değil mi aynı zamanda?

söyleşinin tamamı: http://www.mehmetcetin.info/index.php?option=com_content&task=view&id=38&Itemid=68

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

yoksulluğun ahı bu kanı susturun, kanı susturun... -mehmet çetin (...) ...''baktık, solduk hep bir ağızla.. toparlanıp nem'ler arayacaktık suyu kuru ırmaklarımıza.. su içmeye inecekti güzel gözlü ceylanlar.. kendimize gelip, güven duyacaktık vasfımıza ama çöl sanmalıydık kendimizi ki ne gelen ne giden, kaldık oracığımızda.. yalnızlık çöktüğünde baktık, kalmışız karanlığa, solgun yanımızla''... akın yanardağ ...

Kategoriler

Arkadaşlarım

monica
uyuyanquzel
Blogcu Yardım
ussuahkam
roza rom
siirlopedi siirlopedi