''insan “sevgili” dediği şahısa birden çok anlam yüklemeye başlıyor zamanla. anne oluyor, baba oluyor, abi, kardeş, eş, dost oluyor sevgili aynı anda. vücudunu, zevklerini, korkularını, alışkanlıklarını, takıntılarını ezberleyiveriyorsun.
öpüşün onun öpüşüne benziyor. şarkıların aynı dizesinde eşlik etmeye başlıyorsunuz. espri anlayışınız eşleşiyor. her şey ortaklaşıyor. paranın, zamanın, hiçbir şeyin lafı kalmıyor. hepsini ona feda etmek istiyorsun zamanla. ona armağan edilen her şey, anlam kazanıyor sanki. yaşadığının bir anlamı oluyor. varlığının bir nedeni.
zamanla beklentiler artıyor. kıskançlık, sahiplenme, hükmetme, üzerine baskı kurma gibi kötü arzular sarıyor ruhu. sen hayatını ona adadığından mıdır bilinmez, onun hayatı üzerinde her türlü söz söyleme hakkına sahipmişsin gibi geliyor. ona kızabilmeye başlıyorsun. kavgalar, daha ağır geçmeye başlıyor.
onsuz nefes alamayacağını sanırken bir de bakıyorsun, sevgi bir yerlere saklanmış, yerini başka şeylere vermeye başlamış.
müdahele etme gereği duyuyorsun o an. “birbirimizi bu kadar severken, yazık etmeyelim, bitsin dostça, birbirimizden nefret etmeden” diyorsun.
iki taraf da gerçekten seviyorsa ve değer veriyorsa diğerine, güzel güzel devam ediyor hayat bu karardan sonra da.
hem sanki kendini daha çok sevmeye başlıyorsun. daha bir güzel giyinesin geliyor. daha bir dik duruyorsun, daha güzel gülümsüyorsun sanki. evet kimse inkar edemez, daha güçlü ve daha güzelsin. ''